29 Haziran 2008
ŞİİR
umutsuzların en büyüğü olan zavallı ama kusursuz bir ozanın şu kehanette bulunmasının üstünden bugün tam yüzyıl geçti: 'a l'aurore, armés d'une ardente patience, nous entrerons aux splendides villes.' 'gün ışığında, ateşli bir sabırla silahlanmış olarak en güzel kentlere gireceğiz.'
kahin rimbaud'un bu kehanetine katılıyorum. karanlık bir yerden, diğerlerinden sert coğrafi koşullarla ayrılmış bir ülkeden geliyorum. ozanların en terkedilmişiydim, şiirlerim yöresel, acılı ve yağmurluydu. ancak daima insana inandım. umudumu hiçbir zaman yitirmedim. işte bunun için şiirim ve bayrağımla buraya ulaşabildim.
sonuç olarak, iyi niyetli tüm insanlara, işçilere, ozanlara, insanın geleceğinin rimbaud'un deyişinde ifade bulduğunu söyleyeceğim: yalnızca ateşli bir sabırla, tüm insanlara ışık, adalet ve onur getirecek kusursuz ve güzel bir kente kavuşacağız.
böylece şiir boşuna yazılmış olmayacak."
p. neruda
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Yeni adresim
ara ara aşağıdaki adresimde yazacağım https://atesinsesi.wordpress.com/ /
-
Kimi kadınlar vardır nehirlere benzer Denize dökülmeyi düşler masmavi bakışları Oysa bir tek zamandır bunu başarabilen Işığ...
-
Suların duru, masalların gri olduğu bir ülkede; saçları temmuz güneşinde kızaran başağı andıran, gözleri karanlıkta gümüş ayd...
-
bilir misin lavanta kokusunu? hiç rastgeldin mi gün batımına? çok konuşasın varken,susup kaldığın olmadı mı hiç? yoksa ...