Kayıtlar

Şubat, 2009 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

mırıldandıkça

Resim
Her adımda büyüyen bir çölse mazi,
Uzak içimizdeki en yakın yer hâlâ. Gülüşü sımsıcak bir çiçeğe, Gebe kalmış dalda;
Konuşsan bahar, sussan eylül...

T.Kurt

ZEZE

'söğüt ağacından
zeze yapmak
çocukken en çok sevdiğim şeydi'

uzaklardan geldim!
heybemde
kıyılardan topladığım
ölü deniz yıldızları...

göğsümde kaynayan ocakta
ak düşlerim...



t.kurt

MIRILDANDIĞIM DİZELER.

Resim
"adını andığımda susup kalırdım
bir deniz açılırdı önüme
iki yanı silme çiçek tarlası
nerelere gitmezdim
içimde ellerinle kurduğun
aşkın en büyük krallığı"

A.TİMUÇİN

"anılarım kar topluyor inceden
bir yaşam gibi geçmişin üstüne
ama yine de bir unutuş değil bu
sızlatıyor sensizliği tersine
senin kim olduğunu bile bilmezken
sevgiden caydığım yerde darıl bana"

M.ALTIOK


"baktım gökte bir kırmızı bir uçak
bol çelik bol yıldız bol insan
bir gece sevgi duvarını aştık
düştüğüm yer öyle açık seçik ki
başucumda bir sen varsın bir de evren
saymıyorum ölüp ölüp dirilttiklerimi
yalnızlığım benim çoğul türkülerim
ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi"

CAN YÜCEL

"Seni bağırabilsem seni,
Dipsiz kuyulara,
Akan yıldıza,
Bir kibrit çöpüne varana,
Okyanusun en ıssız dalgasına
Düşmüş bir kibrit çöpüne."

AHMET ARİF

"İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
Şu ara…

AŞKA DAİR- 2

Resim
Aşk bir çeşit inmedir: aşkın saati çalar, gözlerin birkaç saniye birbirine kenetlenmesi aşkı başlatır. Aşk başlar başlamaz Eros kolları sıvar. Biraz serseri, biraz katı, biraz dalgacı, biraz düşüncesiz Eros aşkın tüm yasa düzenini herhangi bir aşk ilişkisinde baştan sona yeniden kendine göre etkin kılmak ister. O zaman Agape araya girer, Eros’un katılıklarını yumuşatır. Eros doğallıktır ama Agape sevecenliktir. Eros sarılmayı Agape okşamayı bilir. Eros şimdidir Agape her şeyi dünüyle ve yarınıyla alır. Eros bencil Agape özverilidir. Agape kendi için bir şey istemez. Adanmışlıktır o. her zaman kurucudur. Eros’un saldırgan olabildiği yerde Agape bir iyilik meleğidir. Eros yara açar Agape yara sarar. Eros dayanıklı Agape kırılgandır. Eros ve Agabe aşkta sonsuz bir dengedir. Çünkü Eros etkin olduğunda aşk yırtıcıdır, yıkıcı ve acımasızdır. Agape daha egemen olduğunda sevecenlik öne geçer. O zaman aşk yumuşar, gerilimini yitirir, düz bir sevgi olmaya doğru gider. Oysa aşkta güzel olan her …

AŞKA DAİR

Resim
Her çağ aşkı kendi gerçekliğinde var etmiş ve her çağda aşk için savaşan serseri ruhlar olmuştu fakat kaba hayvani cinsellikten insanın kurtulması bireyin öne çıkmaya başladığı zamanlarda gerçekleşti. Birey kendi varlığının farkına vardığında etrafını kuşatan onu bir çembere hapseden bütün toplumsal ve dini sınırları ilk önce aşktaki sınırları yıkarak ortadan kaldırdı. Çünkü aşk iki insanın otoritenin toplumsallığından kaçıp kendi özgürlük alanını yaratmasıydı. Bilimin ve sanatın özgür düşünceyle birçok ezberi bozup yaşamı kolaylaştırdığı geçtiğimiz yüzyıldan bu yana aşkta gitgide kolayladı ve bu kolaylığın yarattığı yeni sınırlarda modern insan artık içinde yaşadığı yeni toplumun -özel mülkiyet düzeninin- kaçınılmaz bir sonucu olarak onu da her şey gibi satın almaya başladı. İşte böylece yeniden başladığı yere; kaba cinselliğe döndü.

Her şeyin anlık tüketildiği bu yeniçağda aşkın ayakta kalması elbette zordu. O halde onu yeniden tanımlamak için sanata da yeni bir boyut kazandırmak ya …

FENER

Resim
Göğün fenerini yakıyordu güvertenin ucunda duran denizci
Ben şiir okuyordum
Bir kadın ağlıyordu

Hiç yalan söylemeden yalnızca susarak
O büyük suskunluğun yüzüne ışığı dokuyordu ateşböcükleri
Derinleştikçe an, daha da mavi oluyordu her şey.

Büyük buyruğuyla doğduğunda güneş
Ona dönüyordu yüzünü ayçiçekleri.
Kaç kez yandı kim bilir öpünce gözlerini.


t.kurt

ZAMAN

Resim
Ömrümüzün tipiye tutulduğu
Gökyüzünü hırçınca kamçılayan
Bulutları kayıp, yolları ırak
Alevin sıcak alazında ateşin bile üşüdüğü
Zamanlar vardır.

Ne yaşarsak aynalarda kalan zamanlar...

Öğrendiğin her aşktan bir unutulmuşluk anımsadığın
Unutulmuşluklarındansa hiçbir aşka varamadığın
İmgeleri eylül, imgeleri çocuk, imgeleri kederli
İmgeleri uzak zamanlar...

Kendi masalına kilitli, kendi rengine tutsak
Kendi imanıyla sarhoş, kendi devrimine hükümlü
Gümüşü karartan
Düşen kalplerin karakutusu olmuş zamanlar...

Penguen kadınların yaşadığı uzak kıyılarda
Bıçağın keskin yüzüyle umudunu bileyen
Matematiğin bile baş edemediği bir sonrasızlıkta
Başladığı yerde, gözlerinde biten zamanlar...

T.KURT

MAVİ BONCUK

Resim
Yaklaşmakta olan yerel seçimlerde esen havayı kokladıkça kimi geceler uyuyamasam da bir şair olarak ya da bütün sıfatlarından kendini arındırmış bir insan olarak dünyanın geleceğine dair endişelerim epey çoğalmakta. Tepeden inmeci bir aldatmacayla bilincimin üzerini örtebilmeyi başarsaydım ki bunu yapamadım belki eskileri tekrar ederek ortama kendimi uydurabilirdim. Ama olmuyor aynı sularda ikinci kez yıkanamıyor insan. Milliyetçilikten ve dinden fazlasıyla referans alan günümüz siyasetinin karanlığından uzakta yeryüzünün savaşlarla yıkanmamış bir parça toprağını aramak… Gece sıcak yatağımızda kıvrılıp uyuduğumuzda o gün yaşadığımız kahrolası tanıklıklar yaşama umudumuzu biterse de insana dair sıcacık bir güvenin tazelediği arayışlara sığınmak. Peki, nedir insana güvenmenin sıcaklığında saklı olan?

İşte zor bir soru. Herkesin bomboş fikirlerini ulu orta söyleyerek itibara alındığı, incir çekirdeğini doldurmayacak fikirlerin gündemi değiştirdiği, kara cahil adamların sözlerinin vecize o…

SU

Resim
Bütün ilaç tekelleri
İyimserdir aslında
Kimsecikler istemez savaşı
Oysa derler ki; tanrının cennetinde bile ilk şehitlere açılır bütün kapılar.

Unutulur her şey zamanla
Unutulur tayların tunç göğsüne kurşun sıkan ellerin de titrediği
Şarabi bir kedere sığınır o vakit kahraman ölüler
Derler ki; su niçin dengelemez ateşi…


t.kurt