Kayıtlar

Mart, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

cavbella

Resim
Günün birinde üzüntüm geçince (üzüntüler günün birinde mutlaka geçer), seni tanımış olduğuma sevineceğim. Rüzgarda salınan sapsarı buğday başaklarını ne vakit görsem senin sapsarı saçların gelicek aklıma ve ben o zaman gene seni çok özleyeceğim. Ben seni özledikçe penceremi açıp, giderken gökyüzüne astığın o çıngıraklara bakacağım, ve çıngıraklar sallandıkça, ben seni bir zamanlar ne kadar sevdiğimi hatırlayıp mutlulukla gülümseyeceğim.     Evet “Çölü güzel kılan, bir yerinde bir kuyu saklıyor olması”, senin çöl kuyularına benzeyen yüreğini asla unutmadım, ama bu dünyaya gelişimin yıldönümü yaklaştı ve gitmeliyim, çünkü alışamadım ben buralara, benim hiç bilmediğim, daha önce hiç kullanmadığım para denen birşey var sizin buralarda ve siz onun herşeyi satın almaya yettiğini sanıyorsunuz, oysaki para çok şeyi mahfeder yanlızca....    Gideceğim yer çok uzak olduğundan gövdemi burada bırakabilirim ama sen genede bilki ben o çok uzak mavi yıldızımdayım     Cavbella.

erik çiçekleri

her yerden fışkırıyorlar gene beyazın bin bir tonunda, ne de çok benziyorlar senin gülüşüne. dilinin peltekliği geliyor aklıma, bir de hep çocuk olduğun. küçük prense tilkinin verdiği sırrı anımsıyorum, evet bazı şeyler ancak kalp gözüyle görülürler diyorum fısıltıyla kendi kendime.

Sana dair

Resim
bir masalda kaybolmuş
sihirli sözcükleri de unutmuştum.
dört bir yanımı cadılar sarmış
yapayanlız, kedere batmıştım
gene de yapraklarımı yeşile
denizimi maviye boyayan
suskun bir peri vardı içimde...
tk

...

gün batıyor
akşam güneşi kızıla boyuyor gökyüzünü
birazdan deniz de uyuyacak
yitirecek maviliğini
o vakit bir ozanın dizeleri gibi sonsuzluğa kazınacak anlam.

sonra zamanın yelkovanını arayan güzel çocuklar
arayacağız suskunluğun diliyle yitirdiklerimizi
ama döneceğimiz bu şehir bir daha asla bizi tanımayacak... tk