Kayıtlar

Kasım, 2008 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

ADA

Gözlerini açtığında kalbinin sesini duydu önce, sonra dalgaların sesi bir piyano resitali gibi doldurdu içini. Öyle şaşkındı ki tüm bunlara hiç bir anlam veremeden orada öylece kaldı. Dudakları denizin tuzlu suyuyla kavrulmuştu. Hareket etmek istiyor ama bunu yapacak gücü kendinde bir türlü bulamıyordu. Havanın karardığını, serin okyanus rüzgarının teninde gezinen dokunuşlarını hissetti. Ertesi gün günçiçeklerinin uyandığı seher aydınlığında uyandığında aslında hiç uyumamış gibi yorgundu zihni. Her şey anlamsız ve bomboştu. Zor bela yerinden kalkıp yaslandığı bir kayaya tutunarak, uçsuz bucaksız okyanus kayboluncaya dek baktı uzağa. İşte o an nerde olduğunu anladı. Korkuyla karışık bir duygu gezindi yüreğinde. En son; uçakta olduğunu, şiddetli fırtınayı, hosteslerin uyarılarını anımsıyordu. “Uçak düşmüş olmalı" diye geçirdi aklından. Sonra etrafta başkalarını aramaya koyuldu ama görebildiği sadece mercanların oluşturduğu büyük kaya resifleri ve bunların arasında yetişmiş kısa boy…

umuda dair

Resim
şu mavi gökyüzünün kıyıcığında durmuşuz
vakitler suspus
zaman unutkan
belki de nehrin kıyısında iki çakıl taşıyız
köprülerimizde çan çalıyor suskunluğun dili
neleri unuttuk bir bilsen
kabuk bağlayan sancılarımızla büyürken.

uçurtmasının ipini elinden kaçırmış çocuk gibi hâlâ sesin
mor menekşenin umuduyla uyanırken gün...


t.kurt

ÇAV BELLA

Resim
Çok şey yaşıyoruz bakabilmek gerek yalnızca
Anlamak için zorlamadan kendimizi
Misal bir güvercin olsaydın sen
Bir Güvenpark aramaz mıydın?
Ya da ne bileyim şöyle bir Yenicami avlusu

Çok şey yaşıyoruz bakabilmek gerek yalnızca
Korkuya düşmeden kaçmadan kendimizden
Bir şiir değil bu ama herkes öyle sanıyor
İyi yazdığıma beni inandırmaya çalışıyor alkış sesleri bile...

Biliyorsun mor bir tüydü zaman
Uçarı ve çocuksu çokça
Ağladığımız da oldu
Kandığımız da.
Başlamak için bu veda
Yaşamak için ve de doyasıya

t.kurt

BARIŞ

Resim
Yaşamak biraz eflatun olsaydı
Bu salı.
Kırmızı görünseydi
Sabah sabah gözüme hayat.
Gecelerin mavisine saklansaydı
Çocuk yanlarım.

Olmasaydı savaşlar
Ölmeseydi parmaklarım...
Ellerim, ellerine öğretseydi dokunmayı
Usul usul büyüseydi serçe parmaklarım.

t.kurt

gitmeye dair

Resim
aynalara uzak şehirlerde
herkes gitmeyi geçiriyor aklından
oysa beklemeye alışıktır zaman
serçe yeminlerindedir susuşları .

kırık bir kadeh, son bir söz
sırtında faşizmin burkası
ceplerinde çekirdek kabukları çocukluğumun.

bilirim sesine dokunsa ısınır kuşların kalbi
çünkü şarabın yeminidir seni yaşamak.



t.kurt

SENFONİ

kayalarda oturuyoruz
dalgaların sırtında koşuyor taylarımız
çapkın rüzgar saçlarını savuruyor hafifçe
kulağına şiir okuyor sanırsam.
alıp bir kır çiçeğini saçına takıyorum
mor bir çiçek
minicik.
gökten kırlangıç sürüsü geçiyor
bir kaplumbağa uzaklaşıyor yanımızdan
bizi baş başa bırakıyor belli ki.

geceye varıyoruz
kuzey yıldızı gibi ışıldıyor gözlerin
ben gözlerinde yitirmişim çoktan kendimi.
gülümsüyorsun
yüzünden bir kuyrukluyıldız geçiyor.

iki inci gibi kabuğumuza ihanet etmişiz
bir senfoni başlamış içimizde
kayalar suskun
zaman çingene
düşen kalplerimizin kara kutusu olmuş şiir...



t.kurt