Kayıtlar

2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

sevgiye dair

kara kışın ortasında,havada kurşun gibi bir soğuk,kestane satıyorlar köşe başlarında.haber bültenlerinde yobazların kapışması,yolsuzluk,yüzsüzlük, yalanın bini bir para. ve ben şairim,kelimelerin simyacısı.

gelecek uzun sürer,diyor ya Althusser, çabuk tükeniyor böyle bir anda umudu insanın. kar yağdı bir kaç gün,tutmadı. şehir insanı karı kartpostal resimlerinde sever oldu epeydir. belki yüz yıl sonra dünya böyle kirlenmeye devam ederse karı ansiklopedik bir bilgi olarak hatırlar olacağız.

aşık olmak güzel şey,ama bunca yalanın ortasında aşka rast gelmek oldukça zor. gene de aklımızdan geçenleri unutsakta; yüreğimizden geçenleri unutamıyoruz asla.

yeni bir yıl yaklaşıyor,gecen sene bu günleri anımsayınca büyüsünü kaybetse de zamanın tılsımından bir şeyler dilemek geliyor yine de içimden. en çok barış dilemek...uzakların ve ırakların yakınlaştığı bir barış...

içimdeki periyi özlüyorum,epeydir kaybettiğim o periyi. yüreği bir deniz kasabası, gözleri karanlıkta bir fenerdi...bazen geçmi…

Ayrılığın şiiri

Sensiz geceler bir iğne/bense o iğneden iplik geçirmeye uğraşıyorum kabuslarımda/tk

Rosa'ya dair

Resim
her gün bir iki satır yaz bana
diyelim hiç bir şey gelmedi aklına
havaların nasıl olduğunu sor
sokak lambalarının yanıp yanmadığını 
iyi gelir bana
senin yaşadığını bilmek.

tk


... gene uzağa dair

Resim
al şu kibriti
cigaranı yak
yoksa bu ayrılık seni de beni de öldürür
nerede aradığımız o kent
nedendir bu keder
bomboş bir akşamın ipini ancak şu koskoca meyhane çeker...

tk

senin karanlığını bile yurt edinir ateş böcekleri

Resim
Kırık bir pencereden habersizce içeri giren
serseri bir rüzgar gibi
Akdeniz kaçağı düşlerin var.
Biliyorum.
Büyükannemin perili masallar anlatırken
söylediği tekerlemeler gibi de başlamıyor hayat
onu da biliyorum.
Ve daha bilmediğim öyle çok şey var ki sana dair
...
...
...
Vesselam
senin karanlığını bile yurt edinir ateş böcekleri
bunu da biliyorum!

tk

Rosa'ya şiirler/3

Resim
fenerini her gece yaktığım bu küçücük dünyada
nerededir düşlerimin ışığı?
nerededir yitirdiğim o mavi hayal?
ah o kayıp vişne bahçeleri
ah yüzünde çalkalanan o yakamozlar...

kulağımda fısıltısı zamanın
hani uyur ya bi nar tanesi kozasında
öylesi huzuru aşkın...

tk


rosa'ya şiirler/2

Resim
okyanusun kalbi bi asmalı kilit kapılardaki sanırsın yazdan kalmış bir yara bu güneşli ekim  kıyılar sana yakın, mavi ona uzak oysa yangından tek kurtarabildiğin o sözcükler hep aklında...
tk

keşke

Berkin hala uyuyor
Alice'nin harikalar diyarında uyuyor 
Gözlerini açsa 
-ve tüldeki kırmızı gülden sızan 
çiğ damlalarını 
minik avuçlarında birleştirip
iktidarların 
çölleşmiş ruhlarına 
serpse. 

keşke..!

tk

rosa'ya şiirler

bazen karanlıkta yalnız olmanın korkusuna düşüyorum
bazen de senden uzakta olmanın korkusuna
öyle uzun yağıyor ki yağmur
öyle güzel ki yağmurun sana benzemesi

tk

sarı mum

Resim
sarı,kırmızı ve beyaz üç mum yanıyordu aklının şamdanında. hangisini söndürürse onun karanlığından öteye geçiyor, ötede arıyordu bulmak istediklerini. sarıyı söndürmek istiyorum, diye mırıldandı.üfledi ve karanlığın kapısını açıverdi. Kafka'nın dediği gibi; hayat gergin bir ipti önünde uzayan, bu dünyada cambazlık etmezsen, düş-tüğündü gerçek olan. bu sözler nereden gelmişti aklına şimdi, tam da karanlığın sol elini tutarken.sarı mum onun nere götürecekti acaba? Hasan Sabbah'ın kalesine mi, yoksa Kızkulesi'ne mi hapsedecekti? bir mavi kıyıda uyansaydı keşke...Orhan Veli'nin lağımcısının düşü gibi insancıldı sarı mumdan istediği? kırmızıyı mı seçseydi yoksam, beyazı seçmeyi niye düşünmemişti hiç?

     sarı mumun çıldırtan karanlığından öteye açılan kapıdan geçince bir günlük ömrü olan mavi bir kelebek oluvermişti. Bir günlük mutluluktu dönüştüğü şey,uçmak uçmak uçmak tek yapması gereken buydu.çiçekten çiçeğe, renkten renge uçmak… uçtu, uçtu,uçtu, her şey kanatlar…

EŞİK

Neden böyle söylediğini bilemeden 'yüzyıllık yoldan geldim' diye fısıldadı içeri girer girmez.  Kapıyı açan eli göz ucuyla takip edince bunun yalnızca karanlık odada yanan şamdanın titrek ışığı altında duran bir şövalye zırhı olduğunu fark etti. Şaşırmamıştı. Bugün karşılaştıklarının tümünü ucu ucuna ekleyince bütün bu olan bitene hiç de şaşırmaması gerektiğini düşünüyordu nedense. Acaba gerçekten yüzyıllık bir yoldan mı gelmişti de böyle söylemişti, her şey çok tuhaftı. Eriye eriye dibini bulmuş şamdanı fark edince de şaşırmadı.  Acaba bu ışıkta mı yüzyıldır onu bekliyordu? Tüm bu anlamsız sualler aklından gelip geçerken apansız sönüverdi ışık. Her şey karanlıkta kalmıştı artık, örtünmüştü her şey karanlıkla... Karanlığın oldukça uzak bir köşesinden tıpkı mart kedilerinin mırıltısını andıran fısıltılar çalındı kulağına;
      “bak ahmak, gör sen de işte; binyıldır beklediğimiz kişi gene gelmedi”
      Dinleyenin sesi gitgide ağlamaklı çıkıyor, ne dediği pek anlaşılamıyordu. O…

Peri'ye

Resim
Sesindeki çocuksu kahkahayı Adının bütün mavi anlamlarını Karanlığını,ateş böceklerini Seni çok özledim peri...
tk

Yine sana dair

Resim
Bazen bir limon ağacı oluyorsun Sonbaharda bile güzelsin yani Aşkın ne olduğunu kimsecikler bilemez Sadece azıcık kokunu özledim
tk

barış filmleri/iyi seyirler

yine umuda dair...

Resim
umut ne kaf dağının ardı
ne cennette bir avuç toprak
umut birtanem; 
gezi parkında bir ağaç olmak...
tk

ETEM'E

Resim
Nükleer santraller HES'ler Kanserden ölen Dilovası'nın çocukları Barış isteyen analar Sınıfsız bir dünya için değil Sadece üç beş ağaç için öldürmüşler seni de...
Gazetede gördüm resmini Gülümsüyordun Hiç bir sözcük bulamadım gülüşüne benzeyen.
tk

Çapulcular

Üç beş ağaçtık
Padişahtan uzundu boyumuz
İşte buydu katlimize sebep suçumuz
Kuşlar yaymış haberimizi dört bir yana
Koşmuş gelmiş bütün çapulcular
Söz mavileşmiş, umut güzelleşmiş
"Taksim bizim,İstanbul bizim!"

tk

Işığın şiiri

Çiçekleri
gerçekleri
dahası herşeyi saklar karanlık
ama ışığı saklayamaz asla
o yüzdendirki; çiçekler ve gerçekler ışığı çok severler

tk

rüzgarın sesini duyanlara hediyemdir

http://www.dailymotion.com/video/xk9n7c_blowing-the-wind-bob-dylan_music#.UZ8t06JA32s



daha kaç köyden sürülsün insan
adam oluncaya dek?
daha kaç derya dolaşsın martı
bulsam diye bir tünek?
daha kaç toptan atılsın gülle
harp toptan kalkıncaya dek?
cevabı, dostum, rüzgârda bunun,
cevabı esen rüzgârda.

daha kaç yıl kök salsın ağaç
bahar açıncaya dek?
daha kaç yıl kök söksün bu halk
yerin bulsun diye hak?
daha kaç aydın ışığı görüp
görmezlikten gelecek?
cevabı, dostum, rüzgârda bunun,
cevabı esen rüzgârda.

daha kaç can canından geçecek
cana yetinceye dek?
daha kaç el boş açılsın göğe
göğermedikçe yürek?
daha kaç teller kopsun sazlardan
bu ses duyuluncaya dek?
cevabı, dostum, rüzgârda bunun,
cevabı esen rüzgârda.


çeviri :can yücel


http://www.dailymotion.com/video/xdrmi5_sevinc-eratalay-esen-yel_music#.UZ8yJqJA32s

MERHABA

Resim
Uyandığım sabah başucumdaki Che posteri annemin kapı eşiğine astığı bereket duası saksıdaki menekşe menekşenin yaprağında yürüyen karınca penceremden içeri sızan ışık: MERHABA..!
Yürüdüğüm yol sıcak ekmeğin kokusu kanalizasyon kazan işçinin sigara molası yanından geçtiğim elektrik direği yaşlı teyze, güzel kız o masmavi deniz dostlarım, yoldaşlarım  düşümdeki ülke: MERHABA..!
Kokladığım çiçek başımın üstündeki bulut sakin gölde bir kuğunun yüzüşü düşümdeki sen sana benzeyen her şey:  MERHABA..!
tk

BOŞLUK

Resim
geriye dönüp baktığımda içimde bir yıldız gibi ağarıyor adın kimi ekmek kadar sıcak oluyorsun kimi kar gibi suskun...
dönüyorum kendime sesimde bir boşluk kalıyor hep karanlık bir kuyu gibi zindan gibi bir boşluk...
tk

KIRMIZI YUNUS, MAVİ UÇ UÇ BÖÇEKLERİ

Resim
Okula giderken vitrinde görürdüm onları alıp beslenme çantama saklayasım gelirdi yaklaşırdım küçük ellerimin izi kalırdı camda...
Ah benim kırmızı yunus,mavi uç uç böçeklerim.
tk

İki satır

Resim
Sesimdeki boşluğu dolduracak sözü arıyorum oysa ne çok çiçek adı var bildiğim tk

PERİ

Resim
güneşe bandırıyor ekmeğini yağmur sanırsın el ele tutuşmuş tüm kır çiçekleri öyle güzelsin ki; bir rüyayı görüyorum yüzünde...
tk


YOL

Resim
Bugün en az bir kez adını anımsadım  En az bir kez yürüdüm yalnızlığımla En az bir kez yoldaşlık ettim çöl rüzgarlarına.  Yollar ve yangınlar gördüm Küfürler, dualar, yalanlar...
Denizdeki karartının kayık olduğunu hayal ettim Defterime neden bilinmez Önce bir gül çizdim Sonra İstanbul'da bir akşam üstünü...
Artık günde en az bir kez ölmeyi geçiriyorum aklımdan Bir çakıl taşı gibi uyumayı denizde sonra yaşamayı, kırmızıyı, şarabı ...
Minarelerden yankılan sesleri çizdim yüzünün tenhasına Kalabalık meydanlarda çınarları Bozulmuş düzenleri, birikmiş öfkeleri... Akdeniz mavisi öpüşlerini  Yıldızların nasıl da çocuk olduğunu Kibritçi kızın neden öldüğünü Teninin iyot koktuğunu...Suya çizilen bir ebru gibi çizdim!
Hiç tarif edilmez gidişleri, sonra dönüşleri.... Kırlangıç uçuşu bir yazdan geriye kalan erguvan lekeli anıları... Falları, sırları, söğüt ağaçlarını, suları... Bugün en az bir kez uçurumları düşündüm.
Yine de sen atlasta, en uzak karasıydın ömrümün en derin yarası ve de...

KİM BİLİR

Resim
Ben neyleyeyim iktidarı Ben neyleyeyim cenneti Başka türlüsüydü benim aradığım Ne zor anlatılıyor aşk Sevmediğim sözcüklerle bitiveriyor ömür
Bilir misin; Ceviz kokardı elleri annemin Okşadıkça saçlarımı Kuşlar konardı serçe parmağıma

Ben neyleyeyim iktidarı Ben neyleyeyim cenneti Başka türlüsüydü benim aradığım Yüzünde gül doğuran sabahlar Şarap dolu bir kırık testi Kim bilir!
tk

Dörtnala aşkta, eğersiz bir taydır zaman

Resim

uzaktaki fener ve Laitu'nun çakıl taşları

tak tak tak... çığırır gibi gökyüzünde dönenip duruyor leylekler,dalların uçkun veren yerlerinden çiçek tomurcukları patlamış,en güzeli de serseri erik çiçekleri,şubatın deli soğuklarına kafa tutup baharı müjdeliyorlar.yaşam hep bir yolunu buluyor,yaşam güzelliğe sevdalı.

siyaset ne kadar gerici ve faşist ise de doğa hep güzeldi. bu güzelliğin orta yeri düğün bayram,bu güzelliğin orta yeri umut, umudun orta yeri devrimdi. devrim insanın doğaya dönmesiydi, kulaçlarını geri geri atıp denizin mavi sularında yüzmekti devrim. sokakta kestane satan adamın sesiydi, gözlerinde gördüğüm ışıltıydı,yağmurla öpüşen ışıktı,devrimin adı gökkuşağıydı. aslında devrim diye bir şey de yoktu, o bir masal kuşuydu,o bir rüyaydı, sevişmekti o, en çokta Laitu'ydu.

laitu'nun çakıl taşları vardı, evvelinde laitu da bir kum tanesiydi,belkimde laitu sahil kumunda sıcacık köşesiz çakıl taşının uyuyup kalmasıydı. sevmiştim onu, oda beni sevmişti belki. öyle yumuşaktı ki uykusu,uykusu çocuktu laitunun,o bü…

EBRU

Resim
kafamın içi çiçek bahçesi umut çiçekleri en sevdiklerim...

tk

Bize dair

umutsuzluk cehenneminde
kırlangıç karası bir yara;
sonsuzluğun bize dokunan mavi eli...
ne cennet gerçek, ne cehennem
azıcık şarabi bir gülüştük biz...

tk

serseri çiçekler'e

Resim
çiçeğin serserisi olur mu deme
şubat soğuğunda açar onlar ama başka bi güzel olurlar hani cesur çocuklar gibi,bizim çocuklar gibi...
tk

sevdiğim dizeler

YAR 

Diz çökmüş göz kapaklarım üstüne;
Saçlarım içindedir saçları;
Hali var, ellerimin halinden;
Rengi var, gözlerimin renginden;
Kapılmış, koyulmuş gölgeme,
Göğe karşı bir taş gibi.

Gözleri var, açıktır, herdaim,
Uykuyu haram ettiren bana;
Ya güneşleri önüne katan,
Ya o ışık delisi rüyaları,
Güldürür ağlatır da güldürür beni,
Söyletir bilmeden ne söylediğimi.

Paul Eluard

BERFO ANA'YA

Resim
Güneş tüm güzelliğini niçin dökerse denize
Çiçek neden gülümserse güneşlenince
Anlatamıyorum ama öylesi işte
Seviyorduk varlığını...

Elif,lam, mim!
Gemiler yanaşmış kıyılarına
söyleyin nerededir çapaları?
Bilmez misiniz ki;duruldukça içini gösterir tüm sular.

Bazen içimizdeki kelebeğin bizi terk ettiğini duyumsarız
Bazen de içimizdeki gülün solduğunu.
Bir ses,bir haber beklemektir bazen hayat
"bazen de uzaklaşmak gerekir, yakınlaşmak için!"


TK

kıyının şiiri

Resim
uzak, upuzak bir adadır aşk
yalnızca kaplumbağaların rotasını bildiği
oysa dostluk kıyıdır
tan vaktidir, içimize açılan kederli akşamlarda...


tk

SANILAR

Resim
bir zamanlar aşkı çiçek sanmıştım,kokusundan

bir piyango bileti gibi ansızın hayatımı kurtaracağını düşündüğümde olmuştu sık sık 

yandıkça özlemiyle, baudaleire'nin güneşine benzetmiştim 

içimdeki bu cehennem çiçeğini

ama aslında sen en çok yağmura benzerdin

öyle sanıyordum en azından ben


tk

unutmadıklarım

Resim

Sevdiğim dizeler

Resim
TANIDIM SENİ

seni yalnızlığından tanıdım 
kirpikleri kırık çocuk 
çiğneyip durduğun dudaklarından. 
gözlerin küllenmiş yangın yeriydi 
bir eylül göğünün bulut kümeleri 
donuk bakışlarında; 
hüznün nasıl da benziyordu 
benim ilkgençliğime 

ellerinden tanıdım seni 
yüreğinin yansısı tedirgin ellerinden. 
bir uzak boşluğa yağmur yağıyordu 
-anılardan anılara ince çizikler…- 
yüzün bir türkü sonrasının 
kederli dalgınlığında; 
güldün mü, ben mi yanıldım, bilemiyorum 
ağıt gibi bir alay dudak uçlarında 
gücenik duruşundan tanıdım seni. 

seni kendimden tanıdım çocuk; 
yüreği sürekli çiğnenen bir yol 
gövdesi acılardan acılara köprü… 
biraz öfke, biraz umut, çokça onur 
olan kendimden. 
eğildim öptüm yıkık alnından 
uzaktın, kıyamadım sessizliğine 
biraz daha dedim içimden, biraz daha; 
gün olur, onuru güzel çocuk 
acı da yakışır insanın yüreğine.

şükrü erbaş