Kayıtlar

Ekim, 2009 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

suskun

şamdanda titreyen ışığa inat
saçlarından bir sarmaşık örüp
onunla çıkmak kuleye
ve içimdeki karanlığa inat
beklemek
suyun bile sustuğu o yerde...

t.kurt

AŞKA DAİR

Aşkta seni sevmesidir güzel olan o adamın
Evet yalnızca budur işte
-Ki sevmek zoraki bir mesai değildir hayatta
Bu yüzden abartmamalı ve küçültmemeli hiç bir vakit aşkı
Yelken yapmalı saçlarından, kaçıp gidebilmeli ötelere...

Bilmemektir kimi de sevda
Evet bilmemek
Neden sevdiğini ve niçin onun şarabını içmeyi böylesi özlediğini
Bak Hegel'e takıldı aklım gene
Doyuma asla ulaşamadığımız bu lanetli dünyada...

t.kurt

HÜZÜN ÇETESİ

Meydan’a varır varmaz,
zafer işaretiyle iki bira söylenir
sonra da sırf hüzün olsun diye
eski günlerde nasıl cigara içildiği özlenir.

Önce çaktırmadan şöyle bir kolaçan edilir etraf
üç aydır altılıyı tutturamamaktan dertli bir adamın
efkârı kıskanılacak kadar sahici
ve artık sosyal demokratların iktidarından yanadır
ilk yapılacak seçimlerde garsonlar.
Şairinse aklında bir mısra dolanıp durmaktadır
“Sessiz bir yeşillik dokuyor ırmaklar”
Belli ki hâlâ o karıyı unutamamıştır.
Borges’in canı cehenneme der ilk yudumda
Sonra düzeltir az evvel aklından geçen cümleyi;
Belli ki hâlâ unutamamıştır o kadını…



Bir elin parmaklarını geçmez hiçbir zaman hüzün çetesi,
Yıllardır aynı duvarın önünde toplaşır tüm ar-ka-daş-lar…

t.kurt

ANIMSAMA

Kimse kimseye mecbur değil
Herkes kendi bilinmezine tutsak yalnızca
Bak geçen yazın çiçeklerine
Yoklar hiçbiri ortalıkta

Oysa mavi bir seslenişti adın
Su misali akar ve ardında bırakırdı her bir şeyi
Kimi kimsesi de yoktu
Ellerine sığınmış bir tek güldü işte...


t.kurt