Kayıtlar

Ekim, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

ATEŞİNSESİ

Resim
dünyada ateş yalnızca Olimpus'un tepesinde yanmakta, insanlarsa soğuktan ve açlıktan kırılıp birbirlerini boğazlarken Tanrılar ateşi sadece kendilerine saklamaktadırlar. bir Titan olan Prometeus'un  vicdanı bunu kabul etmez ve ateşi Olimpos'tan  çalıp insanlara verir.Tanrıların katında cezası çok büyük olur bu  yaptığının. Zeus tarafından kayalara bağlanıp ciğerinin  bir kartal  tarafından yenmesine mahkum edilir. bir Titan olarak ölümsüz  olduğundan bu işkence sonsuza dek tekrarlanır; ta ki Herakles gelip  o kartalı öldürene kadar... günümüzde de bilginin ateşi yukarıdakiler için yanmakta, aşağıdakiler ise cehaletin soğuğunda kırılmaktadır. işte bu yüzdendir ki her şair hala bir Prometeus olmak zorundadır...

***

Dönen tekerleğin ezdiği yollardan da geçtim
Karaya uzak denizlerden de.
Yangınlar getirdim yanarak.

Bir masal kuşuyum
Kanatlarıyla göğü leylak rengine boyayan
Ateşim, bilen bilir!

Mavi bir kapıdır şimdi zaman
Bir tarla kuşu telaşıyla
Her sabah yüzüme açılan.
Her …

:)

Resim

bir cumartesi gününün öyküsü

kaç gündür içimde bir sıkıntı vardı ve ne yapsam,ne etsem geçmiyordu.yaşam yolunda epey yürümüştüm de bir yerde durmayan kalbim artık yorulmuş muydu yoksa.dünyanın gidişatı mı desem,şair kalbimin mavi kederi mi desem,yalnızlık mı desem,kalabalık mı desem,vardı bir sebebi ya ben düşün düşün çıkamıyordum içinden.vesselam bende devlet dersinde evlatları öldürülmüş annelerin eylemine gitmeye karar verdim.şimdi ben bu acılara ortak olmaya gittiğim için bana bin türlü kulp takacak birileri olacak ya ben en iyisi sebebini kısaca açıklayayım: ALLAH'IM,GÜVERCİNLERİN RUHUNU VAHŞİ HAYVANLARA TESLİM ETME..!

elbette yaşadığım ülkenin siyasi geleneği böyle insani eylemi çok ciddiye almayıp, Galatasaray Spor Kulübü'nün aynı gün,aynı mekanda yapılan başkanlık seçimlerini kimin kazanacağına odaklandığından kayıpların akıbeti bir başka buluşmaya kaldı.madenlerde ölen işçileri akıbeti gibi.
güneşli bir pazar günü İstiklal'de dostlarla yürüdüm,sokağın kalabalığına kendini bırakmak güzeldi.tu…

dilek

Resim
"Allah'ım, güvercinin ruhunu vahşi hayvanlara emanet etme"
                                                  - Furuğ Ferruhzad





fotoğraftaki yitik düşün araladığı kapının tokmağını çalmak  üç kez
ya da onu düşünmek başka hiçbir şey aklına gelmediğinde yüzünü okşarcasına sıcacık ve heyecanlı bir sabah vakti yüreğini alıp eline göz kapaklarının altına sakladığın o düş ile uyanmak; bir cumartesi annesinin kolları arasında...
tk/1997

dip not: cumartesi annelerinin 500.buluşmasında buluşalım fotoğraftaki anne Berfo ana

KIRLANGIÇ ZİLAN

Harran’ın sonsuz sarı yüzünü ikiye bölen yolda kırmızı minibüs içindeki tıka basa yolcularıyla yanık bir türkü eşliğinde taşımaktaydı Zilan’ın kara gözlerini. İçindeki bütün korkulara rağmen annesine duyduğu güvenin babasını da etkileyeceğine inanmaktan başka tutunacak dalı kalmamıştı. Endişelerinden biraz olsun kurtulmak için uzayıp giden bozkırın yalvaç sarılığında gezdirdi bakışlarını. Yol boyu yürüyen ırgatlar ilişti gözüne. Sanki her birinin solgun yüzlerinde içindeki umutsuzluk onu ardı sıra takip etmekteydi. Uzakta, ufkun ince çizgisinde yer, gök birbirine karışmış, sonsuz grimsi bu boşluğun içinde zaman yitip gitmişti. Keşke yapabilseydi de o da bu boşlukta yitip gidebilseydi fakat ne yaparsa yapsın bir türlü içindeki endişenin sesini susturamıyordu. Apansız babasının sakallarla kaplı karanlık yüzü geldi aklına. Sonra da onu gülümserken hatırladığı çocukluk günlerinde annesinin alnındaki kınanın o karanlık yüzde nasıl bir Çobanyıldızı gibi parladığı. Annesini düşünm…