Kayıtlar

Haziran, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

mavi'ye

Resim
sevdiğim şarabın kızılıydın
içimin karanlığında bi ateş böçeğiydi pırıltın
ah bilebilsen nice sevmiştim seni ben
-ki görmeden ve bir kez olsun dokunamadan mavi tenine...

Kazım Koyuncu'ya

Resim
avucumuzun içinde bi yağmur tanesi
yüreğimizde bi çalı kuşu gibiydin
seni dinlerken bi çocuğun ormanında yürüyor gibiydik...

tk

yaşanmayan zaman

Dostoyevski'nin ünlü romanı suç ve cezayı okuduğumda yıl 1990 dı. bense yirmili yaşların Alyoşalığı içinde her şeyi bir adım ötemde sanıyor ve uzağımı yakın etmenin hayalleriyle kişiliğimin temellerini atıyordum. romanın ünlü tiplemesi Raskalnikov dünyayı kendi kurgu penceresinden tanımlıyor ve ona kalıcı mutlak adaleti getirecek bir Napolyon sanıyordu kendini. hiç bir işe yaramadığını düşünüp öldürdüğü tefeci kadının parasıyla aklındaki o büyük adaleti kuramayınca kendisiyle hesaplaşıyor ve sonunda bir fahişe olan Sonya'nın aşkına sığınıp ruhunu İsa'ya adıyordu. insanın büyük ve sonsuz gerçeği dinde bulması aradan geçen zamana rağmen pek de değişmedi sanırım.bügün 3 haziran iki bin on bir. şuan bulunduğum yerde saat 12:00. kütüphanemin raflarında duran bu romanı okuyalı yirmi bir yıl olmuş, zaman ne çabuk geçiyor.

Türkiye seçimlere hazırlanıyor, kurgulanmış değerlerin hayatımız için abartılmış anlamlarından sıyrılmak pek kolay olmadığı için olsa gerek siyasetçiler( belkim …