Kayıtlar

Şubat, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

ÖLÜ ZAMANLAR

Tatsız tuzsuzdum. Üzerimde ağır bir yükle uyanmıştım, yataktan kalkmak zor geliyor fakat parmağımı bile kıpraştırma isteği duymuyordum. Duvarların rengi soluk, içerinin havası ölü gibiydi. Pencerenin aralık perdesinden sokağın başındaki çınar ağaçları gözükmekteydi. Ağaçlar yapraksız, hava buz gibi, her şey ama her şey içimdeki denize çok uzak, bense her zamankinden de daha yalnızdım. Ezbere bildiğim birkaç şiiri bile kendime mırıldanamıyordum. Saatlerce o mezarda kaldım. Ne acıkıyordum, ne de susuyordum yalnızca bin bir türlü düşünce biri bitmeden diğerine gide gele aklımı meşgul ediyor, hiçbir şeyin sonuna asla varamıyordum. Takvim ilişti gözüme. 14 Şubat iki bin on bir. Oysa bugün pazardı. Demek gene birikmişti yapraklar. Nerden geldiyse aklıma takvim yapraklarındaki yemek tarifleri geliverdi ama gene acıkmadım, tuhaf bi şekilde midem bulandı. 14 şubat bir şeyleri çağrıştırıyordu ya ne olduğu bir türlü aklıma gelmedi. Kafamın içinde bir fare vardı da sanki durmaksızın kablolarımı k…

Bir Nisan Yağmuru

“bir nisan yağmuru” nda ıslandın mı hiç
damlalar akıp giderken yüreğinden
fısıltı çığlığın karıştı mı sularına

içindeki çocuk da baktı mı gözlerine
tuttun mu teninin doruğunda göz izini
soludun mu rengini gökyüzünün

ışığın kırıldığı yerde, gülümsedin mi yoksa
gülümsedin mi söyle…


Aynur Uluç

ŞUBAT

bilirim erik çiçeklerini
nasıl da bitirimdirler
hele ki ısınmaya görsün ortalık.

imlaya da uymuyor
yanı başımdaki o hırçın gerçek
içimde çoook ağır bi yük var

bu sıralar kafakağıdımdaki ismim aslını arıyor
çocukluğunu, yağmurunu, ille de mavisini
oysa aşk kemirgen bir sırdır, bilirim.

cin ali'nin maceralarıyla okumayı sökmüş
çengelli harflerin pramitlerinde yapayanlız bi şairim
bu yıl da geçti ya, belkim başka bi şubata bulurum seni...

t.k