Kayıtlar

Ağustos, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

BAZEN

bazen uzun uzun yağmur yağsın,
her şey sussun, bir tek içimin sesini duyayım istiyorum
ama olmuyor, bu dünyanın sesi boğuyor beni de
o vakit camları kırmak ve çok uzaklara
sarı portakalların korkusuzca yüzünü güneşe döndüğü o kıyıya kaçmak istiyorum

senin gibiler çoğalsa keşke bu dünyada
sıcacık ekmek gibisiniz çünkü
sizin ellerinizi tutmak dünyaya kafa tutmak gibi...

aptallık çağında doğduk
oysa henüz insan kirlenmemişken de gelebilirdik dünyaya
büyük aşklar ve büyük inançlar silinmemişken henüz
istiridyelerin yüreklerindeki incileri kaybolmamışken yani

gecenin büyük güneşini tanır mısın?
işte senin varlığın; gecenin o büyük güneşi gibidir içimin karanlığında...


tk