Kayıtlar

Kasım, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

örümcek ağından bile daha incedir şiir...tk

Resim
“Serin bir rüyanın hatırınadır çektiğim dünya ağrısı.” 
Birhan Keskin

***
"giden gitmiş
hüznü ayaklandırmak
boşuna"

Arif Damar

***
"hiç kimse kalmadı ekmeği,şarabı bölüşecek
hiç kimse,fillerin yaralarına gözyaşı dökecek"

F.G.Lorca
***  “Ben diyorum ki, tanışalım herkesle. Çünkü hiç kimse, hangi şehirde olursa olsun hangi, kaldırımda yürürse yürüsün, gizleyemez kalbini ceketinin içinde. Çünkü herkesin kalbi bir fay hattıdır. Ve dünya uzayda Bir yokuşta durmaktadır.” 
Özkan Mert
***
“Bir gök ölüyor ellerinde ve inceliğinde bir başka gök doğuyor Sevecenlik bir çiçek gibi açıyor yanında seni düşünürken”
Carlos Oquendo De Amat
***  “sen hep gülerdin oysa,gülüverirdin  bir bakardım eğilmiş su içiyor  gamzelerinden kuşlar"  
Didem Madak
***  “Toplama beni Ben dökülmeyi sevdim” 
Gonca Özmen
*** “Başakların salınışına Benzeyen Çocuk yüzün Yüzüne Yakışır bir şaşkınlık Yaşam derdim ben buna” 
Özer Aykut
***  “Orduevine giremem bir kalbe girerim ordu gibi.” 
Zeynep Arkan…

Sevdiğim dizeler

Resim
Anısına saygıyla







yaklaşık altı aydır her ay bir şair seçip o ayı o şairin şiirlerini okumaya adıyorum. kasım ayı için bir ilk yapıp seçtiğim şairi bloğumda da tanıtayım dedim. yalnız bu okuma işinin kuralları var.bir kerem kesinlikle kitaptan okunacak ve mümkünse de sahaf kitaplarından(çünkü benden önce okuyanların altını çizdiği satırları çok merak ederim)toplu taşıma araçlarında işe gidiş gelişlerde okunacak. ve okuduğunuz şiirlerden en beğendiğiniz ezberlenip bir dost meclisinde dostlara okunacak
işte kasım ayı için seçtiğim şair Attila İlhan'dı ve en sevdiğim şiiri "mahur",geriye ne mi kaldı, bu güzel şiiri dostlarla paylaşmak tabi ki... 
sevgiyle temel

sessizlik lütfen

Resim

Büyü

Resim

huysuz sanrılar

Resim

KALAN

Resim
Epey epey zaman önceydi,ilk gençlik yıllarımdı,ona minibüs durağında rastlamıştım.Kar yağıyordu, bembeyazdı ortalık. Nereden geliyordum, nereye gidiyordum hiç anımsamıyorum ama onun yüzündeki o masumiyeti hep anımsarım.Susup kalmıştım.Yıllarca aklıma kazınacak,hep anımsayacağım, bana güç verecek mavi bir anlamdı o yüz,suskun ve mavi. Artık her sabah o durakta sessizce onu bekliyordum.Evimiz o durağa epeyce uzaktı ama ben onun durağına yürümeyi seviyordum.Yüzü denize düşen bir yakamoz gibiydi.şiir okumayı sırf ona güzel şeyler söyleyebilmek için sıklaştırmıştım. Yeniden yazmaya başlamamda bu döneme rastlar. Her gece başımı yastığa koyunca o gelirdi aklıma ve şiirler mırıldanırdım,incecik bir derenin kıvrım kıvrım akışı gibiydi bakışları.Kış boyu aynı durakta minibüs beklemiş, gelmediği günler endişelenmiş, aklımdan kırk bin türlü tanışma faslı geçirmiştim. Zamanla aynı durağın yolcusu olmanın getirdiği yakınlıkla, yüzlerimiz birbirine aşina olmuş, başka ortamlarda rastlaştığımızda bir…

şiire dair sohbetlerden

ONLARA

' gün ışığında,ateşli bir sabırla silahlanmış olarak en güzel kentlere gireceğiz.' a.rimbaud

Sunuş


''Rivayet olunur ki kuşların hükümdarı Simurg Anka bilgi ağacının dallarında yaşar ve herşeyi bilirmiş. Kuşlar Simurg'a inanır ve onun kendilerini kurtaracağını düşünürmüş, kuşlar dünyasında herşey ters gittikçe kuşkulanır olmuşlar ve sonunda umudu kesmişler. Derken birgün uzak bir ülkede bir kuş sürüsü Simurg'un kanadından bir tüy bulmuş. Kuşlar Simurg'un huzuruna gidip yardım istemeye karar vermişler. Ancak Simurg'un yuvası etekleri bulutların üzerinde olan kaf dağının tepesindeymiş, oraya varmak için yedi dipsiz vadiyi aşmak gerekirmiş. Kuşlar hep birlikte göğe doğru uçmaya başlamışlar yorulanlar ve düşenler olmuş.önce bülbül geri dönmüş güle olan aşkını hatırlatıp, papağan o güzel tüylerini bahane etmiş; oysaki tüyleri yüzünden kafese kapatılırmış, kartal yükseklerdeki krallığını bırakamamış, baykuş yıkıntılarını özlemiş,balıkçıl kuşu bataklığını...

Yedi …

sermaye,devlet ve işçi katliamları üzerine

“ Kâr yokluğu sermayenin kâbusudur. Sermaye, mâkûl bir kâr kokusu aldığında cesaretlenir. %20 kârla coşar, %50’de gözünü budaktan sakınmaz; %100’le ayakları yerden kesilir ve hiç bir insanî yasa ve değerle ilişkisi kalmaz. %300 kâr söz konusu olduğunda da artık hiç bir cürümden geri durmaz”. Karl Marx Bu güne kadar devletle ilgili birlerce kitap, on binlerce makale yazılmıştır ama bunlar ekseri devlet katındaki adamlar, “karşı taraftakiler” tarafından yazılmıştır. Bu işte kadınların dahli son derecede sınırlı ve önemsizdir. Devletle ilgili genel algı ve kanaat da kabaca şöyledir: Devlet kamunun, toplumun genel iyiliğini, toplumsal çıkarı gerçekleştirmek amacıyla oluşturulmuş bir kurumdur. Özel kesim özel çıkarların hizmetindedir, devlet de kamu yararını gerçekleştirmenin aracıdır... Oysa ortaya çıktığı günden beri devlet iki şey demektir: Asayiş (güvenlik) ve ekonomi yönetimi... Dolayısıyla özel kesim-devlet veya piyasa-kamu ayrımı, anlı-şanlı devlet teorisyenlerinin bir kuruntusuydu. …

AY GÜNLÜĞÜ

Resim
SUNUŞ
Yakamozlardır üzerimize düşen     kırık ay taşları


1

Gelmelerin ve gitmelerin arasına sıkıştırılmış Adı hilal bir yalnızlıktı gözlerin Ay günlüğünde Bir adım uzaktaydık aşka; Kim bilir, belki bir adım daha yakın...

* Yakamozların ışıltılı yollarında İçimde dörtnala koşan atlar var Nal seslerini duyuyor musun? Bakır yüzlü, tunç bilekli süvarilerin Örste dövülen yürekleri midir bu tan kızıllığı? Yoksa cesaret midir, kamçısını sallayan aşka? Teninde soluk soluğa at koştururken...
* Serin bir rüzgarı getirmişti yanında Eğilip usulca okşadım yelelerini... İçimde soluksuz arzuları kovalarken Dörtnala yalnızlığım En militan yanımda intihar eden ateş böcekleri... .....
2
Kıyıları hançerlenmiş akşamlar Yüreğine saplı deniz Kaybolan gemilerin mendireğinde giden uyku...

Yalnızlığın güncesi Kırık aynalarda param parça bir begonya gülüşü...
Tütün kokan uzaklar Ay yüzlü akşamlar En keskin kılıçlarıyla kınında uyuyan mısralar...
3

Varlık- saflık, yalan- gerçek, göç- kuş, aşk- biber, umut- ölüm, mutluluk- özlem...
Açar içimizde g…

sevdiğim dizeler

Resim
seni bulmaktan önce aramak isterdim seni sevmekten önce anlamak isterdim seni bir yaşam boyu bitirmek değil de sana hep hep yeniden başlamak isterdim
ö.asaf

bu ara bu şiir dolandı dilime,güzel şey de hani içimde bir şiirle dolaşmak şehri ve güzel şey bir şiirin içinde beklemek onu
bilmiyorum neden ama bazen yüreğimi çok özel kokusu olan bir parfüm şişesine benzetiyorum, azar azar sıkıyorum ya, birde fark ediyorum ki şişe bitivermiş. oysa insan bitmez sanıyor güzel şeyleri.
biliyor musun aşk dedikleri tamamlamakmış kendini denizde martı,dalında çiçek misali belkide ayrılık ondan bunca uzun belkide aşk ayrılık sadece...
tk






mor kaktüs çiçekleri

Resim
Anı çiçekleridir sokakların
Kara menekşenin günahına sığındığım
Oysa hep hüzünlü eserdi yel
Sabah çiğine aşina kalbinde.

Lacivert bir göğün uçurumundan
Salınan bir uçurtmadır hayat
Mor kaktüs çiçekleri gibi yeşerir apansız
Tuz yanığı göğsünün cömert sunağında.

Hiç kimse bilmez aşkta yoktur son
Başlar yalnızca ve öpücüklerdir armağanı
Sonsuzluğa yazgılı bir yemin misali
Perdesini aralar her akşam yıldızlara.

tk