14 Mart 2015

mırıldandıklarım


Al işte yine düşmüştü içinin karanlık kuyularına. Huzursuzluğun çanları çalıyordu kulaklarında. Tedirgin, yapayalnız duyumsuyordu kendini. Ufalıp masanın üzerindeki küçük cep aynasına sığmıştı ya ne kadar baksa da yüzünü tanıyamıyordu orada. Kumandanın düğmesiyle o kanaldan, o kanala gezindi yalancı dünyalarda. Kimi kutu açıyordu, kimi parmak çeviriyordu, kimi yalancı şahitler gibi soluksuz anlatıyordu memlekette olup biteni. İyice bir sıkıldı canı. Kalkıp internette gezindi birazda. Tek tek insanların dertleri daha beter etti onu. Önüne gelen şiir yazıyor, kimse yazılanla itibar etmiyordu. Güvercin postalarının getirdiği haberlerin özlemi iyice burktu yüreğini. İçerisi dar geldi. Balkona zor attı kendini. Serindi ortalık ama üşütmüyordu rüzgâr. Rüzgâra karşı bir sigara yaktı. Derin derin bir nefes çekti içine. Mavi karanlıklarda tek tük ışıyan yıldızlar ilişti gözüne. Yoldan geçen arabaların ışıkları uzaktan akan bir nehri andırıyordu. Göğe başını uzatmış selvi ağacı parmak uçlarıyla yıldızlara dokunuyordu. Bahçedeki ayva ağacının beyaz çiçekleri daha bir beyazdı karanlıkta. Neden bilinmez içtiği sigaranın ucundaki közü bu karanlıkta bir ateşböceğine benzetti. Bir şiir mırıldandı kendine. Karanlıkları yara yara ışıklar içinde bir uçak geçiyordu başının üzerinden. Bir kitabın kopmuş sayfaları gibiydi zaman. Keşke tanecikleri ördek yavrularına benzeyen o tatlı nisan yağmurlarıyla ıslansaydı. Gök üç kez gürlese, yıldırımlar üç kez çaksaydı. Oysa sigarası sönmeye başlamıştı yavaş yavaş.

Suspus bir kederin gözbebeklerini kaplayan ışıktan ürpertisinde lal olmuştu içi…

t.kurt

9 yorum:

Maryjade dedi ki...

İçin lal olmuş ama kelimelerin konuşuyor, varmı daha güzeli!..

Adsız dedi ki...

Suspus bir kederin gözbebeklerini kaplayan ışıktan ürpertisinde lal olduğunda için,bir kitabın kopmuş sayfalarında zamanı kaybetmiş biri olduğunu hatırla...
Zaman.. Kimbilir belki birgün...Dilimdeki acıtan nakarat..

Adsız dedi ki...

Okudum, bitti ve ilk soru: nerede? ikinci düsüncem: sondan basa dogru okuyayim. okudum. yine bulamadim. saniyorum yazinin icindeki insan kayip:-)
tok bir dil.
okudugum siirlerinizde hep bir film oynuyor.
yok yok niyet ettim hepsini okuyacagim:-)
Atesinsesi, insan neden yazar?
Özlem

atesinsesi dedi ki...

KARARTMA
kapılar tutulmuş neylersin
neylersin içerde kalmışız
yollar kesilmiş
şehir yenilmiş neylersin
açlıktır başlamış
elde silah kalmamış neylersin
neylersin karanlık da bastırmış
sevişemezsin de neylersin

paul eluard
çeviri: sabahattin eyüboğlu

Aze dedi ki...

Paul Eluard güzel yazıyor...

Selamlar,

Hamiyet Akan dedi ki...

Geceyi tek bir yürek yüklenince ağır gelir gece, iki kişi karşılarsa geceyi hafifler yükleri. Dilerim yüreğinin yüklerine ortak olacak biri hayatına dahil olsun şair.

maviye iz süren dedi ki...

"Bak martı uzakta görünen o lekeye yaklaştıkça daha belirginleşti oysa uzaktayken daha çok aklımızdaki hayaldi o"

maviye iz süren dedi ki...

yeni yayınlar bekliyoruzz :))

elsa dedi ki...

lal olmuş yürekler...

Yeni adresim

ara ara aşağıdaki adresimde yazacağım https://atesinsesi.wordpress.com/ /