3 Nisan 2009

CAVBELLA




Bir nilüferdir bedenin
İçine bir şairin masmavi ellerini daldırdığı.
Ki bataklıkta ince ince çınlar güz kavallarının sesiyle.

Bir kadife çiçeğinin gözleriyle karanlık baksa da kimi
İçimdeki sus çiçeklerinin mayıs coşkusudur
Düşlerimin iki altın düğmesidir umutsuzluğun ikliminde.

Erguvani sabahların lâl sessizliğinde
Kurşuni kubbesinde göğün ışıldarken nisan güneşi
Çıtır çıtır yaşamaktır özlemini senin.

Bir çilek fidesini çorak toprağa tutturmak gibidir seni anlamak...

t.kurt

4 yorum:

Adsız dedi ki...

cavbella.. susmaktır.. konuşmaktır sus çiçekleriyle..

cavbella şair.. cavbella..

Adsız dedi ki...

"topraktan mı sürmüş candan mı kopmuş
açar yediveren kan çiçekleri.
türkü mü, şiir mi, ağıt mı yoksa
açar yediveren kan çiçekleri.

bölük bölük olmuş çaylar dereler
hiçbiri denize varabilmezmiş.
duvarın dibinde bir yaralı gül
gülleri solduran gülebilmezmiş.

bu şehrin üstünü duman sis almış
tomurcuk çiçekler kana belenmiş.
dağlar çiçek açmış, usta dert açmış
umudun goncası kan çiçekleri."


Güz kavallarının sesinde ince ince nağmelenir kan çiçekleri
Tek bir laf etmez bahara renk veren kadife çiçekleri
Varolan hem uzak hem yakın
yaşanmışlıklara dair
Duvarın dibindeki o yaralı gül gibi


sevgimle kal ateşinsesi. çavbella.

hayat türküsü dedi ki...

Kelimeleri ne kadar öteye beriye itelesem de bu satırlara yakışacak güzellikte yorum yazamam bilesin.Ama bir dilim ekmeği paylaşırım sizinle....

Uzağa Giden Kadın dedi ki...

ayların en zalimi yine yapacağını yapmış..
şaire ayzdırmış
Nisan aslında insan..

sadece bir harf yanılsaması..

selam ve dostlukla

Yeni adresim

ara ara aşağıdaki adresimde yazacağım https://atesinsesi.wordpress.com/ /