2 Kasım 2010

...gene uzağa dair

gece düşümde bi melek görsem ondan kanatlarını isteyesim gelir...

9 yorum:

Şirvan dedi ki...

Ve kanatlarıyla göğe uçasım, dünyadan kaçasım gelir...

nil dedi ki...

"ışığın diyordu: kırılıp düştüğü yerlerden geliyorum; karanlık kördü ve acımasız... ellerimle kırdım ben de kalan kanatlarımı; kanatlarımı kanatmaktan geliyorum..." y.o.

(M) dedi ki...

verirse..kanatsız kalırsa, yine melek olur mu peki?

:)

Elif Gizem dedi ki...

Peki kanatlarını sana verse, kanatsız kalsa. Onu bir daha sevesin gelir mi?

Adsız dedi ki...

'bir palyaço neden yalan söylesin ki ben palyaço olsaydım söylemezdim marangoz olsaydım da söylemezdim ben insan olsaydım yalan söylemezdim! ...'


ben melek olsam kanatlarımı sana vermezdim...

akheneton dedi ki...

Ağlamaya başladı.Meğer ayrı imiş sevdiğinden bu masumiyet. Sus dedim sus sadece ya da ağla içini dökene kadar aşk’ın sıfır noktasındasın,ya ısınacaksın ya donacaksın…
”Sadece cesaret yetmez böyle zamanlarda” diyordu bir söz…
Hasret ve kavuşmak,yalnızlık ve kalabalık,yakınlık ve uzaklık,sadakat ,ihanet,açık ve gizli arasında bir araf insanı insanı yorar ..Sadece cesur olmak kafi değildir böyle zamanlarda her ikisini de zihninde yaşamış olmak gerekir yola çıktığında..Her insan içerisinde birço en barındırır,en kötü,en iyi,en uzak,en yakın,en insan,en hayvan,en sosyal,en yaban yeri ve zamanı geldiğinde zihnindeki en’lerin en uygununu oradan çıkartıp kullanmayı bilmek gereklidir işte insanın doğruyu her ne olur ise olsun doğru yerde kullanabileceğini bilmesi insanı insan yapan en önemli etkendir.Ve güzelim güzelliğine aşk karışanın gözyaşlarının rengi de mavidir,masumdur,tatlıdır…Kendi cennetini kurar,meleklerini yüzdürürsün kevserlerinde..Aşk hayatında tanımadığı kadar alabalıkla meşk eder..Ağladıkça nehir olur,göl olur,deniz olursun… Ve birden ona biri sağ biri sol kanadımdan olmak üzere iki tüy verdim.Şaşırdı .O’na bu tüylerden hiçbirisini tek başına kullanma,bu tüylerden sağ kanadımdan koparttığım sana dilediğin rotaya dilediğin kadar açılma imkanı verir iken,sol kanadımdan koparttığım karaya vurmanı engelleyen kaptanın olacak..Şaşırdı,gülümsedi…Başımı okşadı gagamı usulca sürttüm yanaklarına ve içerisine sevgi katılmış bir aşk gibisi yoktur küçüğüm,boğazına kadar batmış aşk’ın ilacı diz boyu sevgi’dir sevgi seni de korur aşk’da diyerek gözden kayboldum… Aşağıya baktığımda çekirdek eşeleyen bir çocuğa bakarken düşündükleri geldi taaa yukarılara”ne güzel şu an’ı yaşıyorsun çocuk..Bir de bana bak büyüdüm artık bir geçmişim var,geleceğim ise ”şu an” çünkü aşık oldum,sadece geçmişimdeki çocuğu tanıyorum şimdilerde işte hayatımın tıkandığı nokta…Biliyor musun az önce bir martı sanırım benim en az senin kadar güzel bir çocuk olduğumu söylemek istedi…Sen de şekerini aldıklarında ya da oyuncağını kaybettiğinde ağlıyorsun değil mi…?

akheneton dedi ki...

Bir gün sizin zamanlarda şöyle bir dolanayım dedim ne göreyim bankta bir kız çocuğu derin düşüncelere dalmış gitmiş.İzlediği martılardan bir tanesi oldum birden ve bahar tazeliğinin masumluğundaki yüzü kanat vuruşlarımın rüzgârı ile gülümsedi.O masum bakışlara sahip gözbebeklerinin içerisine dikkatlice baktığımda değişik ve fakat bana hiçte yabancı gelmeyen bir renk gördüm.Bu rengin adı aşk’tı.”Gözlerinin rengi ne kadar güzel bu göz renginin adını bana söyler misin?” dediğimde bana gözlerinin renginin ‘gri’ olduğunu söyledi.”Emin misin ben çok gri göz gördüm ve karabulutları hatırlatıyorlardı bana denizin mavisini de gördüm ama içine çamur karışmıştı bu ‘gri’yi’ bu kadar güzel yapan şey sanırım içerisine bir damla aşk karışmış olması..dedim..Ah aşk,ah!aşk siyahı beyaz eden,insanı tanrı eden,akıl mantık götüren aşk…

akheneton dedi ki...

Yorum yapar iken arıza çıktı Temel.Hangisi kabul hangisi red biribirine karıştırdım.Yaşlanıyorum galiba,güneşin yaşlı kızı olduğumu hissettim birden.. sen bu cümle üzre çağrışım yaptı da..Buyur buradan okuyuver...

http://www.amozonik.com/?p=154

ELİF dedi ki...

Çok güzel ya...

Yeni adresim

ara ara aşağıdaki adresimde yazacağım https://atesinsesi.wordpress.com/ /