Yaşıyor Gibi Çırpınıyorum işte...

Sesimi sordum insana...
Belli ki o da unutmuş,
bir sesim olabileceğini...
Halen şaşkın,
bakıp duruyor aynama...

Hayatımı sordum hayata...
Öğrendiklerimin ağırlığı,
o çığlığı;
önümde yürüyen gölgeyi,
o acıtan cümleyi...
Koklamadı bile.
Burun kıvıran bir it gibi,
bakıp solgun yüzüme,
yürüdü gitti...

Ne kaldı geriye?
Üstünü kirletmeyen bir çocuk gibi,
bekliyorum insanı işte...
Savaşsız, sınıfsız, dinsiz, ırksız,
bir iyimserliğin avucuna koyup
çelimsiz bedenimi;
yaşıyor gibi çırpınıyorum işte...
 
Süha Tuğtepe

Yorumlar

atesinsesi dedi ki…
ve sonra saatler saatleri kovalar, o en hızlı koşan atın leşi kalır ortalıkta,akbabalar dönenir mavi bulutlarda.kara büyüdür bu. bizi cennete götürecek bir büyücü bulmak için gireriz sıraya...

sahi bir kış kelebeği miydi o, yoksa göç etmesini bilmeyen serçelerden biri mi? kaldı burada ve rivayete göre son dostu onu unuttuğunda gidecek.anısı hep bizimle kalacak incir ağacı
Amozonik dedi ki…
Bugünlerde mavi bir duman ile haberleşiyorum gökkuşağı ile.Yüreğim mangal sefalarında yine..
deeptone dedi ki…
hadi gerçekleşsin arkadaşın istekleri.
maviye iz süren dedi ki…
Ben bir kılavuzum, bakmakla görmek arasında. .işim gücüm,görünür kılmak bakılan her şeyi. .

Bu blogdaki popüler yayınlar

geçmiş zaman hikayeleri

BARBAR