2 Ağustos 2015

bateri

dün gece bilmediğim bir viski içtim,  şimdi uyandım ama sanki hala kafamın içinde bateri çalıyor birileri.aslında arkadaşın içmeye ihtiyacı vardı, ben azcık eşlik edecektim, ama baktım benim daha çok ihtiyacım var,yani böyle başladık,bildiğimiz içkiler bitmiş ama bizim sorunlar çözülmemişti ki bilmediğimiz bu viskiyi uykusundan uyandırdık,uzun izah ettim bu baş ağrısının sebebini ama böyle oldu işte. bazen bir şey boğar seni,derinlere inmek orada mercan resifleri her yanını sarsın istersin.sarar mı sarmaz mı bilmeden başında bir bateri gürültüsüyle dönersin geriye.şair olmak zor zanaat. bir de devrimci şair olmak...  bu blogger'de yazmak, iç dökmek gibi gelir bana,bu yüzden burada yazmayı seviyorum,belkide bir dönem bu, bir zamanlar dergilere şiirler, yazılar yollardım, şimdi düşünüyorum da bir çok güzel dostla ve güzel sözle böyle böyle tanışmış oldum,zenginleştim yani. içinden çıkamayacağımız hiçbir şey yok aslında,sorun bu hayatı bize yaşanmaz kılan fikirlerin ve insanların varlığı.örneğin yobazlık,faşistlik bu fikirlerin başında geliyor bu ülkede,beni işte en çok bunlar boğuyor ve bu yüzden derinlere inmek, Yediuyuyanlar gibi o derinlerde uyumak ve uyanınca Altınçağ'ı bulmak istiyorum, ama şu bateri gürültüsüyle uyanıyorum her defasında, sahi niçin böyle oluyor?

şiirlerimi ve yazılarımı okuyanlar benim uzak imgemi bilirler. Sahi nedir uzak; sayamadığımız kadar çok kuşun aynı anda havalanması mı göğe, mercan resifleri, palyaço balıkları mı, Tanrıca Kibele'nin hayat verdiği o büyülü toprak mı, Gılgamış'ın aradığı ölümsüzlük mü, bu ülkenin anakarasında deniz olduğunu bilmek mi, sahi nedir uzak?





Barış


getiriyorlar sözleri,götürüyorlar sözleri
zamana ayar vermeye uğraşıyorlar
kurban adıyorlar tanrılarına
oysa görüyor musun bak;
nasıl da büyüyor o nilüfer bataklığın koynunda

tk



6 yorum:

maviye iz süren dedi ki...

mutlu şair yoktur..

elsa dedi ki...

var olanlar ve bizden aldıkları...
günün son saatlerinde esen bir boşluk rüzgarı belkide..
uzak anlamını kendi içinde buluyor..

Aze dedi ki...

Buna bir yorum yazacaktım, unutmuşum. Daha geniş bir zamanı bekliyordum açıkçası, senin yorumunu görünce unuttuğumu hatırladım. Neyse:-)

İnsan başedemedikçe kaçmak, gözünü gönlünü kapatmak istiyor doğal olarak. Lakin çare mi? Değil. Siz de ben de biliyoruz çare olmadığını. Herkes kaçsa kalanlar yine olduğu gibi devam ediyor dünyayı fütursuzca kötüye doğru değiştirmeye. BuUgün bir arkadaşım İstanbul Güzelyalı' da bir akaryakıt istasyonu yapımı için bölgede bulunan fay hattının İBB imar komisyonunca haritadan çıkarıldığını söyle. Diğer parti meclis üyelerinin akla, mantığa ve hukuka aykırı diye aykırı oy kullanmasına rağmen İBB yönetim partisinin oy çokluğu ile kabul edilmiş. Bu ülkede uzun süredir hukuk devleti bitmiştir.

Uzak işte budur uzaklık bence, kendinle yaşam arasında olan mesafedir.

Selamlar,


atesinsesi dedi ki...

Dilerim düşlerine dokunabildiğin uzağına tez vakit varırsın,bütün lorca dizeleri yardımcın olsun

Bateri Kursu İzmir dedi ki...

Çok samimi ve içten bir paylaşım olmuş, emeğinize sağlık.

Bateri Dersi izmir dedi ki...

Harika bir paylaşım, yazılarınızı devamlı takip edeceğim.

Yeni adresim

ara ara aşağıdaki adresimde yazacağım https://atesinsesi.wordpress.com/ /