herkese selam.sana hasret

tren raylarının arasında koşuyorum, rayların arası gelincik,papatya ve minik mavi mine çiçekleriyle kaplı,sonsuzluğa giden çiçekli bir yoldayım.elbette bu bir düş ve ben bu düşü henüz görmedim.

uzakta, hiç tanımadığınız bir blog sayfasında yazanlar bazen içinizde nakış nakış çiçekli bir kilim dokur ya,ben işte böylesi bir duyguyu yukarıda anlatmaya çalıştığım düşe, koşmak istediğim o çiçekli yola benzetiyorum.biliyor musunuz kedilerin bıyıkları ve patileri bana çocukluğumuzun sihirli sandığını açan anahtarı çağrıştırır.

uzun zaman oldu bloggerde yazalı,bu zaman zarfında bir çok sayfa ile kesişti yolum,içtenliğin o serin rüzgarıyla çölde bir vaha gibi tutunduğum onlarca güzel blogger tanıdım,onların mavi dünyaları içtenliğin pınarları gibi üçüncü sınıf burjuva siyasetçilerinin din ve milliyetçilikle yoğurdukları bu güzelim vatan toprağında bana daima güç kattı.dostluk ve insanlık adına öğrendiğim çok şey oldu onlardan, velhasıl sözümüzü bir dize ile noktalayalım:


 herkese selam,sana hasret:)

Yorumlar

Aze dedi ki…
:-)
Herkese selam, sana hasret Piraye...
ne güzel dizelerdir bunlar. Çok severim Nazım'ı. Biraz da kızarım...Aşka aşık bir adam. Belki o yüzden şair. Bize göre güzel, ama onu seven kadınlar için çok zor bir adam...dı...
.
Diğer yandan,
yazıya dair, di mi, kim olursa olsuni biri olmadı mı kimse olmuyor.
Ben seni çok iyi anladım da, kendim anlatamadım sanırım:-)
atesinsesi dedi ki…
sevgili Aze, sayfanın üst başlığındaki turna resminin hikayesini yazayım sana,seni anladığımı bilmen için:)

"hiroşimaya atılan atom bombası sırasında henüz iki yaşında olan sadako sasaki 12 yaşına kadar sağlıklı bir yaşam sürmüş fakat daha sonra atom bombası hastalığı olarak bilinen lösemiye yakalanmıştır. hastanede ziyaretine gelen bir arkadaşı ona eski bir inanışı hatırlatmış ve kağıttan bin turna kuşu yapmayı başarırsa tanrıların onun yaşamını bağışlayacağını söylemiştir. sadako'nun ömrü yazık ki 644 turna kuşu yapmaya yetmiştir.

onun ölümü üzerine okul arkadaşları hiroşima'nın barış parkı olarak bilinen meydanına elinde altından bir turna kuşu tutan bir heykelini dikmişlerdir. anıtın altındaki plakette this is our cry. this is our prayer.peace in the world (bu bizim çığlığımız, bu bizim duamız, dünyada barış) yazmaktadır.

bu heykel her yıl binlerce çocuğun yaptığı, dünyanın dört bir yanından gönderilen kağıttan turna kuşlarıyla süslenir. bu anıt sayesinde kağıttan turna kuşu dünya barışının simgesi haline gelmiştir."
elsa dedi ki…
selam olsun aydınlık günlere :)
atesinsesi dedi ki…
Baş edemiyorum çocuk baş edemiyorum
Elimden bi böyle turna katlamak geliyor
Aze dedi ki…
Hiç dikkat etmemişim kağıttan turnalara...
Harika bir hikayesi varmış. Çok teşekkür ederim paylaştığın için.
Hiroşima, Nagazaki, Nanjing... İnsanlar bin yıl savaşsız yaşasa ödeyemez kefaretini. Artık insanlar için üzülmyorum da, çocuklara dokunmasalar...

Tekrar saol, artık biliyorum...
Adsız dedi ki…
İnsanların aç gözlü hırsları oldukça,bankalar dolusu para peşinde koştukça...Dünyada hiçbir şey değişmez.Birileri yer,birileri bakar,birileri ölür...

Bu blogdaki popüler yayınlar

geçmiş zaman hikayeleri

BARBAR